Hipnoz Şova Dönüşünce…
By Admin On 7 Mar, 2013 At 04:33 PM | Categorized As Haberler | With 0 Comments

hipnoz11Hipnoz ve düşünce okuma olguları, uzun yıllardır insanlığı meşgul ediyor.

 

Hipnoz ve düşünce okuma olguları, uzun yıllardır insanlığı meşgul ediyor. Genç bir Alman hipnozcu, ilginç gösterileriyle büyük kitleleri hayrete düşürmeyi başarıyor. Jan Becker, kendini “mucize makinesi” olarak nitelendiriyor. Berlin’deki şovunda, hayret ve şaşkınlık uyandırmak için sabırsızlanıyor.

 

Seyircilerin düşüncelerini okuyor ya da yüzlerce kişiyi aynı anda hipnotize ediyor.

 

İrade gücünü kanıtlama gösterisi sırasında ise konuklardan biri, onun nabzını ölçerken, Jan Becker telkin gücü ile kısa bir süreliğine kalp atışını durdurmaya çalışıyor.

 

Becker, “Gerçek nedir, özgür irade nedir? Bu sorular, hep beni meşgul etmiştir. Konukları başka bir dünyaya götürmek için nasıl hayallere daldırırım, gerçeküstü anları nasıl sahneye taşırım. Sanırım tüm bunlar, benim tutkularım” şeklinde konuşuyor.

 

Herkes hipnoz edilemiyor

 

Jan Becker, hipnozla her şeyin mümkün olduğunu göstermek istiyor. Ama herkes hipnoz edilemiyor. Zira hipnozun en önemli şartı, telkine yatkın ve hazır olmak. Tıpkı sahnedeki bu konuklar gibi. Jan Becker, onları, adlarını hatırlamadıklarına inandırıyor.

 

Birine, “Yüksek sesle adını söyler misin! Sen denedikçe, o kaybolacak” diyor ve sonra soruyor: “Bettina, adını söyler misin!”

 

Kadın ise “Adımı unuttuğumu söyleyemem. Sadece dudaklarımdan çıkaramadım. Hatta bana ‘Bettina, adını söyle’ demesine rağmen, söyleyemedim. Çok tuhaf bir şey, gerçekten!” diyor.

 

Jan Becker, 25 yıldır doğaüstü güçlerle ilgileniyor. Şovlarının yanı sıra, bu konuda kitaplar yazıyor, seminerler ve danışma hizmetleri veriyor. Becker, sokaktaki insanı gözlemleyerek insan psikololojisi hakkında çok şey öğrendiğini belirtiyor: “Becerimin sırrı insanlarla iyi iletişim kurmamda yatıyor. Karşımdakine kendimi açıp, bütün ilgimi onlara kanalize edebiliyorum. Bu, belki bir yetenektir ama kesinlikle doğaüstü yeteneklerim yok. Daha çok duyusal yeteneklerim var.”

 

Düşünce okumak ve hipnoz olguları 18’inci yüzyıldan bu yana araştırılıyor. 37 yaşındaki Becker’in konuya olan ilgisi de eski kitapları karıştırırken ortaya çıkmış. Hala da antik eşyalar arasında çoktan unutulmuş tanı ve tekniklerin izini sürüyor.

 

Günümüzde hipnoz, tıp ve psikoterapide bilimsel bir metot olarak kabul görüyor. Ama buna rağmen inanılmaz bir şey olarak görülmeye de devam ediyor.

 

Becker, “Konsantrasyonu sadece bir konuya verip geri kalan her şeyi unutma süreci, bir hipnozdur örneğin. Kesinlikle doğa üstü enerjinin kullanılması ya da günlük hayatta bildiğimizden öte bir durum değildir. Aksine bir şeye tamamen odaklanma ve konsantre olmaktır” ifadelerini kullanıyor.

 

Düşünce okuma

 

Tekrar sahneye dönüyoruz. Konu, düşünce okuma. Becker, bir seyircinin tesadüfen yanında getirdiği bir eşyayı tahmin etmeye çalışıyor. Bunun ardındaki muhtemel sır ise düşüncelerin, en ufak kas hareketleri ile kendini göstermesi ve Becker’in de bunları okuyabilmesi.

 

Seyircilerin arasından bir adam “Aslında birçok şeyin görsel olduğunun farkındayım. Elleri ile bir şeyler yaparken ben ayaklarını da takip etmeye çalıştım ama çözemedim” şeklinde konuşuyor. Bir başka seyirci ise “Başlarda nasıl yaptığını anlamak için çabaladım ama sonra ‘boş ver, tadını çıkar’ dedim kendi kendime” diyor.

 

Ve şovun doruk noktası: Jan Becker, keyfi olarak yerleştirilmiş bir balonu bulmaya çalışıyor. Sadece telepatik becerilerinden faydalandığını söylüyor. ve en basit gereçler kullanılarak gerçekleştirilen etkinlik bomba gibi bir şovla noktalanıyor…

About -

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>