Hipnozda yaşamak
By Admin On 7 Mar, 2013 At 11:35 AM | Categorized As Makaleler | With 0 Comments

DrBulentUranŞimdi bana soruyorlar. – Nedir bu hipnoz? Nasıl bir şey?

Aslında hepimizin bildiği ama bildiğinin farkında olmadığı bir durum. Hepimizin sürekli içinde olduğu ama içinde olduğunu fark etmediği bir durum.

Hipnozda yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatmam için tam tersi bir durum olan bilinçli yaşamayı anlamanızı sağlamak istiyorum. Evet, bilinçli yaşamak hipnozda yaşamanın tersidir. Günlük yaşamımızda ne kadar az bilinçli yaşarsak o kadar hipnozda yaşıyoruz demektir.

O halde nedir bilinçli yaşamak?

Uyurgezer gibi yaşamanın tersidir. Farkında olmadan yaşamanın tersidir. Sadece inançlarına ve toplumun koyduğu kurallara körü körüne bağlı olarak yaşamanın tersidir. Zihnimizi, aklımızı otomatiğe bağlayarak yaşamanın tersidir.

Bilinç, evrensel evrimin en üst basamağıdır. En azından şu anda. Olasılıkla evrim süreci içinde bilinç daha üst kavrama düzeylerine doğru evrimleşecektir. Bilinç hem canlı türlerinin üst basamağa geçmesiyle evrimleşmekte, ya da bilinç geliştikçe o canlı daha üst evrim basmağına geçmektedir. İnsan ırkının evriminde de bilincin evrimini görürüz.

Bilinç yaşamı sürdürmenin en önemli aracıdır. Çevremizin farkında oldukça, eylemlerimizi bu farkında olduğumuz olaylara göre biçimleriz.

Yani bilinç çevremizdeki gerçekliğin farkında olma durumudur. Bu aynı zamanda bir güçtür. Çevremizin farkında olabilme gücü. Eskilerin deyimiyle bir melekedir. Bilincin insanda evrimleşmiş ve olgunlaşmış şekli akıldır. Akıl kavram ve düşünme gücü kazanmış bir bilinç şeklidir.

Bu nedenle insanda bilinç isteme bağlıdır. Yani etrafımızın farkında olmayı istemli olarak arttırabiliriz ya da umursamayız. O halde etrafını umursamadan yaşamak bir çeşit hipnozda yaşamaktır. Olaylara daha fazla odaklanmayı seçebiliriz. Ya da boş vererek ilgilenmeden yaşarız. Yani yaşama şansımızı otomatiğe bağlarız. Yaşamımızı içimizdeki otomatik pilota devrettiğimiz oranda hipnozda yaşama süremiz artar.

Hipnozda yaşamak sanki iyi ve tercih edilen bir durummuş gibi görünebilir. Günlük yaşantımızda zihnimizi ne kadar az enerji harcatarak sürdürürsek, sanki o kadar huzurlu ve etkilenmeden yaşayacağımızı ileri sürenler olabilir. Otomatik yaşamanın nesi kötü diyenler olabilir. Otomobil sürerken bir taraftan aracımı sürerim bir taraftan radyodaki haberleri dinleyebilirim diyenler olabilir. Ama hangi eylem olursa olsun otomatiğe bağlandıkça riskimiz artar. Zihin içinde bulunduğu durumu arttırma eğilimi taşır. Yani zihnimizi otomatiğe aldıkça hipnotik duruma kaymaya başlarız. Hipnotik duruma kaydıkça gevşer ve rahatlarız, gevşedikçe bu durumdan daha çok hoşlanır, daha çok gevşeriz. Reflekslerimiz zayıflar, etraftan gelen uyarılara tepkimiz azalır. Yavaş yavaş hayal ve rüya dünyasına kaymaya başlarız.

Bazı insanlar hep rüya görerek yaşarlar. Gündüzleri hayal ve rüya görerek yaşarlar. Düşünme çabası olmadan otomatik yaşantıya kendilerini bağlamışlardır. Sabah kalktıkları andan akşam yatana kadar tüm yaşamları otomatikleşmiştir. Akıl körelmiştir. Akıl köreldikçe öz saygı ve öz etkinlikte körelir.

Ne alakası var demeyin. Zihin ne kadar az çalışırsa kişinin kendi yaşamında değişiklik yapma arzusu da o ölçüde azalır. Bir süre sonra böyle bir gücünün olduğunu düşünemez hale gelir. Zihin bir sis perdesi arkasında kalmıştır. Gerçeklerden kaçarak yaşam otomatik bir yaşamdır. Sorumluluk hissetmeden olan yaşam otomatik bir yaşamdır.

Bilinçli yaşamaya çalışmak, her şeyin farkında olarak yaşamaya çalışmaktır. Eylemlerimizin, davranışlarımızın, yaşamdaki amacımızın, değerlerimizin, inançlarımızın farkında olarak yaşamaktır. Yeteneklerimizin en iyisi neyse onu ortaya koymaya çalışarak yaşamaktır. Bildiğimizle, gördüğümüzle uyumlu davranmaya çalışarak yaşamaktır.

Hipnozda yaşamak bilinçli yaşamaya ihanet etmektir. Farkında olup bunu eyleme dökmemek ikinci bir ihanettir. Kendini yok sayan, geçersiz sayan bir zihin yapısına dönüşmektir. Yani bilinçli yaşamak sadece görmek, anlamak ve bilmek değildir. Bu algılarımız eyleme çevirmeye çalışmak, eyleme geçmek demektir.

Yanlış bir şey yaptığımın farkında olmama rağmen bu yanlışı mı telafi edecek hiç bir girişimde bulunmamak eylemli bir yaşam değildir. Bu bilinçli yaşamdan kaçıştır. Hipnotik yaşama kaçıştır. Bilinçli yaşamak her an farkında olmaya, tetikte olmaya çalışmak değildir. O an içinde bulunduğumuz durum hangi zihinsel durumda olmamızı gerektiriyorsa o zihinsel durumu seçerek yaşamaktır. Bazı durumlarda zihnimizi dinlendirmek ve boşaltmak gereği duyarız. O zaman uyumak, meditasyon yapmak ya da self hipnoz ( kendi kendine hipnoz) yapmayı seçmekte bilinçli bir karardır ve bilinçli yaşamın bir parçasıdır.

Hipnozda yaşayan gerçeklere saygı duymaz. Gerçeklere saygı duymayan kendi gerçeklerine de saygı duymaz. Kendi ihtiyaç, arzu ve duygularını görmezden gelir. Gördüğümüz gerçeği sevmeyebiliriz. Ama gerçek o gerçektir. Biz sevsek de sevmesek de o odur. Görmezden gelmeye çalışmak negatif hallüsinasyondur ve hipnozun en önemli belirtilerinden biridir. Bir kişi hipnozdayken bir telkin vererek gözlerinin önünde hiç bir şey olmadığı telkini vererek koca masayı görmemesini sağlayabiliriz. İşte buna negatif hallüsinasyon deriz. Yani olan bir şeyi görememek. Günlük yaşamda da gerçekleri görmezden gelmek, görememek en belirgin hipnozda yaşama şeklidir. Bir şey doğru ve gerçekse benim onu görmemem onu yok etmez. Sadece benim aklımın çalışma gücünü yok eder.

Hipnozda yaşayan bir kişinin aklı iyice pasifleşmiştir. Zekasını kullanmaktan korkar. Sürekli rüyada yaşar. Şimdiyi değil ya geçmişi, ya geleceği hayalleyerek yaşar. Gerçeklerden kaçarak yaşamaya çalışır. Korkutan ve acıtan gerçeklerden kaçarak yaşar. Yaşam çizgisinde nerede olduğunun farkında olmadan yaşar. Memursa sadece emekli olacağı günü düşünerek yaşar. Eylemlerin yaşam amacıyla uyumlu olup olmadığını düşünmeden yaşar. Çevreden gelen uyarıları takmadan yaşar. Zorluklar karşısında hemen pes ederek yaşar. Yeni bilgilere tüm kanallarını kapatarak yaşar. Hatalarını kabul etmeden ve yok sayarak yaşar. Dünyayı tanımadan ve anlamadan yaşar.

Evet işte hipnozdan korkmaya hiç ihtiyacınız yok. Çünkü çoğumuz zaten o tanıdık ortamın içinde yaşıyoruz.

D.r Bülent Uran

About -

Leave a comment

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>